YAYINLARIMIZ

Marka Şehir

Türkiye’nin önde gelen marka danışmanlarından Muhterem İlgüner ve Avrupa’nın en önemli şehir ve yöre stratejistlerinden Christer Asplund’un yazdıkları Marka Şehir, çıktı. Kitap, bir şehrin nasıl marka olacağı konusunda yöneticilere ışık tutuyor.

Bir araya getirilen konu başlıklarıyla dünyada ilk ve tek olma özelliğini taşıyan bu kitapta, belediye başkanları, ticaret ve sanayi odası başkanları ve onların ekipleri ile bölgesel kalkınma ajansları ve bölge planlamacıları için planlama çerçevesi sunuluyor. Kitap ayrıca, rekabetin değerlendirilmesi, alıcı-satıcı ilişkilerinin dinamiği, pazarlama altyapısının rolü ve etkin iletişimin yaygınlaştırılması gibi şehir markalaşmasında son derece önemli konuları da kapsıyor. Asplund’un 35, İlgüner’in 10 yıllık birikimlerinin ürünü olarak ortaya çıkan Marka Şehir, kolay anlaşılır anlatımıyla dikkat çekiyor.

Şehir yöneticileri için başucu kitabı niteliği taşıyan, 354 sayfalık Marka Şehir’de, bir şehri markalaştırma yolunda ayrıntılı tablolara eşlik eden, açıklayıcı örnekler de bulunuyor. Kitap, okurlarına bir şehrin nasıl marka olabileceğini daha iyi anlama imkanı veriyor.

Dünya nüfusunun yarısı şehirlerde
İlk kez 2008 yılında dünya nüfusunun yarısı şehirlerde yaşamaya başladı. 2050 yılında bu oranın yüzde 70’lere ulaşacağı tahmin ediliyor. Dünyada her gün 180 bin kişi şehirli oluyor. Başlıca 100 şehir, dünya ekonomisinin yüzde 30’unu oluşturuyor. Dünyada elde edilen enerjinin yüzde 75’i şehirler tarafından tüketiliyor. Bazı şehirleri ziyaret eden turistlerin sayısı yine bazı ülkelerin nüfusundan fazla.

Önemli bir sosyoekonomik olgu haline gelen şehirlerin artık eskisi gibi yönetilmesi mümkün değil. Kaldı ki ziyaretçi, yatırımcı ve nitelikli yerleşimci çekebilmek için aralarında kıyasıya bir rekabet sürüyor. Sadece Avrupa’da 150 bin yerleşim birimi bu rekabete dahil. 2030 yılında Çin’in bir milyondan fazla nüfuslu 221 şehre sahip olacağı hesaplanıyor. Aynı sürede Hindistan’ın ise 68 şehre.

Refahın oluşması bakımından şehirler, en önemli yerler haline geldi. Dünya gayrı safi hasılasının önemli bölümü şehirlerde oluşuyor ve yine şehirlerde harcanıyor. İnsanlığın geleceği şehirlerin yönetimiyle ayrılmaz bir bütün oluşturuyor. Başarılı bir şehir yönetimi olmadan bir şehirde refah elde edilemiyor.

Marka Şehir, şehir yönetiminde profesyonelliğin nasıl sağlanacağı üzerinde özellikle duruyor. Bu amaçla onlarca örnek sunuyor. Türkiye, dışarıdan doğrudan yatırımcı ve daha fazla harcayan ziyaretçi cezp etmeyi istiyor. Bunu başarabilmenin yolu, şehirlerimiz için küresel rekabet avantajı kazandıracak stratejiler geliştirmekten geçiyor. Marka Şehir, söz konusu stratejiler için rehberlik yapıyor.